Arapça’da Olasılığı İfade Etmek
Arapça’da olasılığı nasıl ifade edebileceğinizi hiç merak ettiniz mi?
Bu yazıda, günlük hayattan gerçek durumlar ve örnekler üzerinden Arapça’da “mümkün / olabilir” anlamını ifade etmenin farklı yollarını öğreneceğiz. Ayrıca Arapça’da kullanılan benzer yapıları inceleyerek, bunların farklı bağlamlarda nasıl anlam kazandığını ele alacağız.
Yazının sonunda ise, öğrendiklerinizi pratiğe dökmeniz ve yeni Arapça ifadeleri tam anlamıyla kavrayabilmeniz için alıştırmalar sunacağız.
Hazır mısınız?
–mek/–mak mümkündür
من الممكن أن
Arapça’da bir fiilin gerçekleşme ihtimalini ifade etmek için “مِنَ المُمْكِن أن” yapısı kullanılır. Bu yapı, Türkçe’de “–mesi/–ması mümkündür” ya da “–mek/–mak mümkündür” anlamını karşılar.
İfadede yer alan “مُمْكِن” kelimesi “mümkün” anlamındadır. Başındaki “مِنَ” ise belirli bir özneye işaret etmez; cümleye genel ve nesnel bir olasılık anlamı katar. Bu yönüyle yapı, Türkçe’de öznesiz kullanılan “mümkündür” ifadelerine karşılık gelir.
Aşağıdaki örnekleri inceleyelim:
Örnekler
أمثلة
Hedeflerine ulaşman mümkündür.
من الممكن أن تحقق أهدافك.
Yeni bir dil öğrenmek mümkündür.
من الممكن أن تتعلّم لغةً جديدةً.
Doktor olmak mümkündür.
من الممكن أن تصبح طبيبًا.
Bugün erken ayrılman mümkündür.
من الممكن أن تغادر باكرًا اليوم.
“مِنَ المُمْكِن أن” yapısından sonra muzâri (şimdiki/geniş zaman) fiil kullanılması gerekir. Yukarıdaki örneklerde yer alan fiiller bu nedenle muzâri formdadır:
تحقق – تتعلّم – تصبح – تغادر
…ebiliriz / …mek mümkündür
يُمْكن
“مُمْكِن” isminden türeyen bir başka yapı da Arapça’da benzer bir anlam ifade eder. Bu bağlamda kullanılan “يُمْكِن” fiili, Türkçe’de daha doğrudan ve yüklem merkezli cümleler kurmaya imkân tanır. Aşağıdaki örnekleri inceleyelim:
Örnekler
أمثلة
Cuma günü konferansa katılabiliriz.
يُمْكننا أن نحضر المؤتمر يوم الجمعة.
Durum her an değişebilir.
يُمكن أن تتغيّر الأوضاع في أيّ لحظة.
Ürünlerimizi çeşitlendirerek piyasadaki değişimlere uyum sağlayabiliriz.
Bu ifadeler genellikle izin vermek, bir eylemin gerçekleşme ihtimalini belirtmek ya da olması muhtemel bir durumu öngörmek amacıyla kullanılır. Bu yapıların farklı kullanım biçimleri aşağıdaki örneklerde gösterilmektedir:
Kullanım Alanı
Türkçe
Arapça
İzin Verme
Bugün erken ayrılman mümkündür.
من الممكن أن تغادر باكرًا اليوم.
من الممكن أن تحقق أهدافك.
Bir Olayın Gerçekleşmesini Öngörme (Tahmin)
Durum her an değişebilir.
Bir Eylemin Gerçekleşme İhtimalini Belirtme
Doktor olmak mümkündür.
من الممكن أن تصبح طبيبًا.
–mek / –mak kolaydır
من السّهل
Arapça’da olasılık ve yapılabilirlikten söz ederken kullanılan bir diğer ifade “مِنَ السَّهْلِ” yapısıdır. Bu yapı, bir eylemin kolaylıkla gerçekleştirilebildiğini ifade eder; dolayısıyla dolaylı olarak o eylemin mümkün olduğunu da ima eder.
İfadede yer alan “سَهْلٌ” kelimesi “kolay” anlamına gelen bir sıfattır. “مِنَ السَّهْلِ” yapısı, ardından gelen fiilin zorlayıcı olmadığını, rahatlıkla yapılabildiğini vurgular.
Aşağıdaki örneklere bakalım:
Örnekler
أمثلة
Yeni kelimeleri unutmak kolaydır.
من السّهل نسيان الكلمات الجديدة.
Kahire’de iş bulmak kolaydır.
من السّهل العثور على وظيفةٍ في القاهرة.
Yeni arkadaşlar edinmek kolaydır.
من السّهل تكوين صداقاتٍ جديدةٍ.
Birinin adını sık kullanmadığınızda unutmak kolaydır.
Bu yapıdan sonra Arapça’da isim kullanıldığına dikkat ediniz. Yukarıdaki cümlelerde yer alan “نِسيان”, “العُثور” ve “تَكوين” kelimeleri bu duruma örnektir. Bunlar, fiillerden türemiş mastarlardır.
Bu mastarlar Türkçeye, cümlenin anlamına göre genellikle “-mek / -mak” biçiminde aktarılır. Burada önemli olan, Arapça’da fiilin çekimli hâli değil, fiilden türeyen ve eylemi kavram olarak ifade eden mastarın kullanılmasıdır. Bu yapı, eylemin kendisini değil, eylem fikrini ön plana çıkarır.
–mesi / –ması normaldir
من الطّبيعي أن
Bugün ele alacağımız üçüncü yapı “مِنَ الطَّبِيعِيِّ أن” ifadesidir. Bu yapı, bir durumun doğal, beklenen ya da olağan olması sebebiyle gerçekleşme ihtimalini ifade eder. Yani olayın zorlanmadan, kendi akışı içinde meydana geldiğini vurgular.
Aşağıdaki örnekleri inceleyelim:
Örnekler
أمثلة
Bazen hata yapmak normaldir.
من الطّبيعي أن نرتكب أخطاءً في بعض الأحيان.
Zaman zaman başkalarından yardım istemeye ihtiyaç duymak normaldir.
من الطّبيعي أن تحتاج إلى مساعدةٍ من الآخرين أحيانًا.
Güzel bir kitap bittiğinde hüzünlü hissetmek normaldir.
من الطّبيعي أن تشعر بالحزن عند الانتهاء من قراءة كتابٍ جيد.
Önemli bir sunumdan önce heyecanlanmak normaldir.
من الطّبيعي أن تشعر بالتّوتر قبل إلقاء عرض تقديمي هامّ.
Şimdi bu ifadeyi bağlam içinde ele alalım ve günlük hayatta geçen bir konuşmada nasıl kullanıldığını görelim.
Bilal ile Leyla, önemli bir sunuma hazırlanan iki iş arkadaşıdır ve aralarında aşağıdaki konuşma geçer:
Bilal
Yarındaki sunum için hazır mısın?
هل أنتِ مستعدّة للعرض التقديمي الذي ستقدمينه غدًا؟
هل أنتِ مستعدّة للعرض التقديمي الذي ستقدمينه غدًا؟
Yarındaki sunum için hazır mısın?
Leyla
Dün bütün gün çok çalıştım ama biraz endişeliyim.
عملت عليه بجدٍ طوال يوم أمس لكني قلقة بعض الشيء
عملت عليه بجدٍ طوال يوم أمس لكني قلقة بعض الشيء
Dün bütün gün çok çalıştım ama biraz endişeliyim.
Bilal
Önemli bir sunumdan önce heyecanlanman normaldir; sakin ol, çok iyi geçecek.
من الطبيعي أن تشعري بالتوتر قبل إلقاء عرض تقديمي هامّ
من الطبيعي أن تشعري بالتوتر قبل إلقاء عرض تقديمي هامّ
Önemli bir sunumdan önce heyecanlanman normaldir; sakin ol, çok iyi geçecek.
Leyla
Haklısın. Çok teşekkür ederim.
أنت محقٌّ، شكرًا جزيلًا
أنت محقٌّ، شكرًا جزيلًا
Haklısın. Çok teşekkür ederim.
–ebilirim / –abilirim
أَسْتَطيعُ أَن
Bugün öğreneceğimiz dördüncü yapı “أَسْتَطِيعُ أَنْ” ifadesidir. Bu yapı, bir eylemin kişinin sahip olduğu bir yetenek veya kapasite sayesinde gerçekleşebileceğini ifade eder. Dolayısıyla burada söz konusu olan olasılık, doğrudan yapabilme gücüne dayanır.
“أَسْتَطِيعُ” tekil bir fiildir; bu fiilin isim hâli olan “اِسْتِطَاعَة” ise “yetenek / yapabilme gücü” anlamına gelir.
Aşağıdaki örnekleri inceleyelim:
Örnekler
أمثلة
Bu akşam maça gidebilirim.
أستطيع أن أذهب إلى المباراة الليلة.
Sonunda Arapça öğrenmek için biraz zaman bulabilirim.
أخيرًا أستطيع أن أجد بعض الوقت لتعلُّم اللغة العربية.
Hatalarımdan ders çıkarabilirim.
أستطيع أن أتعلّم من أخطائي.
Örneğin ilk cümlede yer alan “أستطيع أن أذهب إلى المباراة الليلة” ifadesi, konuşanın maça gidebilme imkânına sahip olduğunu gösterir. Bu imkân, örneğin boş zamanının olması gibi bir nedene dayanıyor olabilir. Başka bir deyişle, konuşan için artık bu eylemin gerçekleşmesi mümkündür.
İlk yapıda olduğu gibi, “أَسْتَطِيعُ أَنْ” ifadesinden sonra Arapça’da muzâri (şimdiki/geniş zaman) fiil kullanılır. Yukarıdaki örneklerde geçen “أتعلم” ve “أذهب” fiilleri buna örnektir.
Dördüncü yapıyı kullanırken dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da şudur: Bu yapı örneklerde birinci tekil şahıs için “أستطيع” şeklinde kullanılmıştır ve hem erkek hem de kadın konuşanlar için aynıdır. Birinci çoğul şahısla kullanıldığında ise yapı “نستطيع أن” biçimini alır.
Son Söz
Bu blog yazısında yer alan bilgilerin sizin için faydalı olmasını umuyoruz.
Uygulamamızı indirerek (14 günlük ücretsiz deneme fırsatıyla) çok sayıda yararlı alıştırmaya erişebilir ve günlük hayatta sıkça kullanılan faydalı ifadelerle ilgili daha fazla blog yazısını buradan okuyabilirsiniz.







